14 July 2023

Özkan Uğur müstesna bir insan ve yeteneğin ta kendisiydi



Onunla ilgili söyleyecek ne çok şeyim, ifade edecek ne çok duygum var. Bu yazıyı bir haftadır kafamda yazıyorum, başına oturup oturup kalkıyorum ama bir türlü bitiremiyorum. ‘Ardından’ yazıyor olma fikri hiç iyi gelmiyor, Levent Abi’de (Altındağ) de öyle olmuştu. Nereden başlasam, nasıl anlatsam? Bu müthiş adamın sadece var olarak müzikal hamuruma, hayatıma kattıkları kelimeye nasıl dökülür ki?

14 December 2022

Kötü melekle ilk dans

Bu yazıyı 96 yılında yazmıştım, 10 Ağustos'ta da Yeni Yüzyıl'daki sayfamda yayınlanmış. Angelo Badalamenti'nin gidişinin ardından aklıma geldi. Yazı Tim Booth (James) ve Angelo Badalamenti'nin albümü Booth & The Bad Angel'ın oluşum hikayesini anlatıyor, hikaye yani ama eğlenceli. Ben albümü hala gayet keyifle dinliyorum. Radarınıza takılmamış bir albümse, hararetle tavsiye ederim ya da belki uzun zamandır dinlememişsinizdir, dinlerken bir de kadeh kaldırısınız Badalamenti'ye.

11 November 2022

Jazz Semai: Hayatımın Fon Müziği

Müziğin arka planına duyduğum ilgi, müziği bir müzisyen gibi dinleyip yaşamanın nasıl bir şey olduğunu anlamaya duyduğum tutku ve artık bir dinleyici olmakla yetinemeyip kendimi bir müzik sektörü profesyoneli olarak bulmam… Hepsinin ardında  halamın büyük oğlu  Kudret Abi vardı… varmış. Önceleri bilemedim, ta ki yıllar sonar onu yetişkin kulağımla Nardis’te sahnede izleyene kadar.  7-8 yaşlarındayken halamın evinde duvara dayalı duran kocaman kontrbas, uzun saçlı sakallı bir Kudret Abi, müzisyen arkadaşlarla çekilmiş fotoğraflar, Büyük Ankara Oteli hikayaleri, Tuna Öteneller, Erol Pekcanlar. Kulak misafiri olduğum bütün bu hikayeler hamurumu oluştururmuş meğer. Ve tabii bütün bu hikayelerin fon müziği, ‘Jazz Semai’. Halamın küçük oğlunun odasında duran orjinal plaktan kopyalanmış, Caterpillar marka kasetten yayılan notalar beni büyülerdi. Tuna Abi için, “Hem saksofon çalıp hem nasıl vokal yapabiliyor?” diye düşündüğüm bir yaştaydım. Kanal kayıt diye bir şey olduğunu öğrenmek için birkaç yılım daha vardı 😌

12 September 2022

Blue beard is the new jazz

Like the previous one, I wrote the following article after the showcase concerts I watched at Jazzahead in 2021, but I had not publish it. Ron Minis' new album 'SmartPhones, Stupid People' was released on digital platforms on the 1st of September. I strongly advise you to listen. The review is old, but my feelings remain with an added excitement now by representing him in Turkey.

Sakal mavi, müzikse rengarenk

Bir önceki yazım gibi bunu da 2021 yılındaki Jazzahead’de izlediğim showcase konserlerinden sonra yazmış ama yayınlamamıştım. Ron Minis’in yeni albümü ‘Smart Phones, Stupid People’ 1 Eylül'de tüm dijital platformlarda yayınlandı, şiddetle tavsiye ederim. Yazı eski ama duygularım baki, artık onu Türkiye’de temsil ediyor olmaksa ayrı bir heyecan. 

28 August 2022

Effortlessly colourful: Rembrandt Frerichs Trio

I wrote the following article after Jazzahead 2 years ago but I had not published it. Rembrandt Trio played at Kaş Jazz Festival on August 26. So I remembered the article J  I'm sorry that I have missed their perormance, hoping to go to their concert at Borusan Sanat in Istanbul on December 3. I highly recommend that you follow, listen and watch.

By the way, I knew the trio as RFT, it seems that they are currently called RT. This is just to explain why I used both names in this article J

Zahmetsizce renkli ve lezzetli: Rembrandt Frerichs Trio

Aşağıdaki yazıyı 2 yıl önceki Jazzahead’den sonra yazmış ama yayınlamamıştım. Rembrandt Trio 26 Ağustos’ta Kaş Caz Festivali’nde çaldı, ben de yazıyı hatırladım 😏 Kaş'taki performanslarını izleyemediğim için üzgünüm. Hedefim 3 Aralık’ta, İstanbul’da, Borusan Sanat’ta verecekleri konser. Takipte olunuz, dinleyiniz, izleyiniz derim.

Bu arada ben üçlüyü RFT olarak tanıdım, artık kendilerini RT olarak adlandırılıyorlar. Bu minik bilgi, yazıda neden her iki ismi de kullandığımı açıklamak içindi J