14 December 2022

Kötü melekle ilk dans

Bu yazıyı 96 yılında yazmıştım, 10 Ağustos'ta da Yeni Yüzyıl'daki sayfamda yayınlanmış. Angelo Badalamenti'nin gidişinin ardından aklıma geldi. Yazı Tim Booth (James) ve Angelo Badalamenti'nin albümü Booth & The Bad Angel'ın oluşum hikayesini anlatıyor, hikaye yani ama eğlenceli. Ben albümü hala gayet keyifle dinliyorum. Radarınıza takılmamış bir albümse, hararetle tavsiye ederim ya da belki uzun zamandır dinlememişsinizdir, dinlerken bir de kadeh kaldırısınız Badalamenti'ye.

Bir televizyon programı, nezle, araba kazası, falcı, David Lynch, tuhaf telesekreter mesajları, Suede’in eski gitaristi, Londra ve New York...ya da garip bir birlikteliğin hikayesi. James’in solisti Tim Booth, mükemmel film müziklerinin yaratıcısı Angelo Badalamenti ve birlikte yaptıkları olağanüstü müziğin hikayesi...

Garip bir ikili. Biri Tim Booth, James’in solisti, medyanın tanımıyla hippy seks tanrısı; İngiliz yatılı okulunun katı disipliniyle yetişmiş, drama kursları ve meditasyon gruplarının vazgeçilmez elemanı, Patti Smith, Iggy Pop ve Nick Cave’in en sıkı hayranı. Diğeri ise Angelo Badalamenti, New York’lu yaşlı bir mafioso görünümündeki dahi film müzikleri bestecisi, İtalyan bir baba ve Amerikalı annenin Brooklyn doğumlu oğlu. Opera, caz ve klasik müzik dinleyerek büyümüş. Birçok film müziğine imza atmış ama bunlardan en önemlileri, hala meraklılarının kulaklarından silinmeyen David Lynch’in Blue Velvet (Mavi Kadife), Twin Peaks (İkiz Tepeler) ve Wild at Heart’ı. Ama Badalamenti’nin bu beraberlikte en büyük rolü oynayan yapıtı, belki de en baştan çıkarıcı seslerden Julee Cruise için yaptığı ‘Floating In The Night’ albümü. Bu albümü dinler dinlemez Badalamenti’nin bir numaralı hayranı olan Tim Booth ve bu hayranının varlığından bile haberdar olmayan Badalamenti’nin bir araya gelmesi ise oldukça maceralı ve eşp zamanlılıklara dayalı bir hikaye.

Melek adlı bir adam

Falcısı bir gün Booth’a, eğer isminde melek  kelimesi geçen bir adamla çalışırsa çok başarılı olacağını ama bunun biraz zaman alacağını ve acele etmemesini söyler. Booth’un aklına sadece son albümleri Laid’i kaydettikleri stüdyonun sahibi Peter Gabriel gelir. Ama aslında falcının bahsettiği melek Angelo Badalamenti’den başkası değildir. Tek sorun vardır, o da daha önce hiç tanışmamışlardır.

Bundan bir süre sonra İngiliz müzik programı ‘Late Night At The Dome’un yapımcıları Booth’un kapısını çalarlar ve kendi türünden olmayan biriyle yapacağı çalışmaları program haline dönüştürmek istediklerini söylerler. Booth’un tercihi tabii ki hemen Angelo Badalamenti olur.

Badalamenti aranır ve prensipte anlaşılır. Tim Booth’un kim olduğu hakkında en ufak bir fikri bile olmadığı için kendisine James’in albümleri yollanır ve bir süre sonra New York’ta buluşulmak üzere sözleşilir. Ama büyük gün geldiğinde, Tim ağır bir nezle geçirdiği için doktoru gitmesine izin vermez. Ön hazırlıklar için New York’a giden televizyon ekibi, orada ciddi bir trafik kazası geçirerek hastahanelik olur ve böylece televizyon programı projesi suya düşer.

Araya zaman girer ama Tim vazgeçecek gibi değildir. Badalamenti’ye mektuplar, fakslar yollar ve  telesekreterine, kırık kanatlı meleklerle ilgili mesajlar bırakır. David Lynch’in film müziklerini yaptığı için bu tür garip mesajlardan hoşlanacağını düşünür ama fena halde yanılır çünkü Badalamenti bu mesajlardan oldukça rahatsız olur. Yine de Tim Booth’a, yazdığı şarkı sözlerinden kendisine yollamasını ister ama bu da fayda etmez çünkü bu sözler beste yapmak için en ufak bir ilham bile vermez.

Aradan epey zaman geçer. Tim Booth bile bu beraberleğin gerçekleşeceğine dair inancını kaybetmek üzeredir. O sırada Paul Mc Cartney, Badalamenti’yi arayarak, Londra’ya gelip bir parçasının orkestrasyonunu yapmasını rica eder.  James'in de o sırada  Londra’da konseri vardır. Badalamenti James konserine gider ve Booth’un sahne performansına hayran olur.

Sahne arkasına gider ve sonunda tanışırlar. Kısa bir konuşmanın ardından da beraber çalışmak istediklerine karar verirler.

Tim, James'le turnesini bitirdikten sonra New York’a gider ve orada ilk parçalarını kaydederler. Sonra bu kaydı projeye yeşil ışık yakmış olan Mercury Records’a götürür ve kabul ettirir.


Booth ve Kötü Melek

Tim Booth ve Angelo Badalamenti’nin 94 yazında 6 günde emprovize olarak kaydettiği albüm ‘Booth and the Bad Angel’ geçtiğimiz bahar sonunda dünyada yayınlandı, önümüzdeki hafta da bizde piyasaya çıkacak.

Sözler ve vokaller Tim Booth’a, müzikler ve tuşlu çalgılar Angelo Badalamenti’ye ait.. ‘Booth and the Bad Angel’da, Twin Peaks ve Julee Cruise’un albümünde olduğu gibi karanlık ve tüyler ürpertici bir yön olduğu gibi birçok rock grubunu imrendirecek sağlamlıkta gitar ağırlıklı parçalar da var. Bu sound’da albümde 6 parçada gitar çalan eski Suede gitaristi Bernard Butler’ın da büyük etkisi var. Butler, bazı parçalarda piyano ve perküsyon da çaldığı gibi 6 parçanın mix’ini de yapmış. Albümdeki geri vokallerden bazıları Badalamenti ve Brian Eno’ya ait.

Tim Booth ve Angelo Badalamenti sonuçtan çok memnun ve kesinlikle devam edecekler. Eğer albüm iyi satarsa turneye bile çıkacaklar. Ama bu Booth’un James’ten ayrılacağı anlamına gelmiyor, zaten şu anda stüdyoda yeni albümlerinin son hazırlıklarını yapıyorlar. Badalamenti ise yeni David Lynch filmi ‘Lost Highway’in müziklerini yapıyor.

Booth and the Bad Angel belki bir gün Türkiye’ye gelir ama bence bu arada siz bu albümü edinin, kesinlikle arşivlik.

Albümü Spotify'da dinlemek için tıklayınız.


No comments:

Post a Comment