Dominic Miller Türkiye’de temsil ettiğim ilk yabancı sanatçı. Müzik sektöründe şu anda bulunduğum faaliyet alanının temellerini onunla attım. Birlikte üç konser yaptık, dördüncüsü yolda, 2027’yi de planlıyoruz. Yaptığım iş yalnız konser bağlantılarını kurup süreçlerini yönetmeyi değil, sanatçı algısı ve bilinirliğine katkıda bulunacak çalışmalar yapmayı da içeriyor. 25 Eylül’deki konserinin medya planlamalarını yaparken, onunla bir röportaj da kendim yapmak istedim, ona merak ettiklerimi ve cevabını bildiğim ama başkalarına da duyurtmak istediğim soruları sordum. Şimdi menajer şapkamla, gazeteci şapkam arasında gidip gelerek Dominic Miller’ı sizlerle paylaşmak istiyorum.
11 September 2026
Kişisel Öneminden Müzikle Özgürleşmiş Bir Müzisyen: Dominic Miller
06 May 2026
Levent Altındağ / Baba Levo - Jazz & More Spotify Listesi
Canım Levent Altındağ'ın çalmış olduğu tüm stüdyo kayıtlarını bir listede toplamak birkaç yıldır aklımdaydı ama bir türlü başlayamamıştım, bu sene yaşgününe yetiştirmeye karar verdim. Niyetim nefesiyle katkıda bulunduğu tüm şarkılardan eksiksiz bir döküm çıkartmaktı ama bunun mümkün olmadığını yola çıktıktan sonra anladım. Her şeyden önce ulaşabildiğim kayıtlar birkaç istisna dışında 90'lardan başlıyordu, eski kayıtların bir çoğu dijitale aktarılmamış, 70 ve 80'li yılların kayıtlarında da krediler ya eksik ya hiç yok.
Önce tür gözetmeksizin bulduğum tüm şarkıları eklemeye başladım, tek kriterim solosunun olduğu ya da çalışının ayırt edilebildiği parçaları koymaktı, tema çaldığı ya da brass section'da yer aldığı parçaları eledim. Parçalar eklendikçe liste çorbaya dönmeye başladı, bu kez de belli bir müzikal uyum peşine düştüm. Sanıyorum 300'e yakın albüm taradıktan sonra, popüler müzik zehirlenmesi yaşamaya başladım ve en sonunda bugüne onun müzisyen kimliğini en çok yansıtan albümlerden bir seçki yapmaya karar verdim.
Levent Altındağ / Baba Levo - Jazz & More listesinde benim
ulaşabildiğim ve Spotify'da yer alan parçalardan oluşan 6 saat civarındaki müziği, onun yaşgününde onu sevenlerle
paylaşıyorum. Liste kendi grubu olan Habbecik'in An Meselesi albümüyle başlıyor,
eşlikçi olarak yer aldığı albümler ise yeniden eskiye doğru ve müzikal bütünlük
açısından albümlerdeki sırayla yer alıyor.
İyi ki doğdunuz Levocan'ım, her daim kalbimizde ve kulaklarımızda yaşıyorsunuz.
22 April 2026
Türkiye cazının ihracı üzerine birkaç mırıldanma
Ukrayna Enstitüsü'nün Yılın Caz Ödülleri paylaşımını görür görmez, yazı kafamda kendini yazmaya başladı. 2025'in en iyi caz grubuna bir Avrupa turnesi, 2 tane de özel ödül; birine 1 günlük stüdyo kaydı, diğerine plak şirketiyle danışma toplantısı.
Ülkemizde caza hatırı sayılır bir destek veriliyor, bu kaynağın nasıl kullanıldığı ise sektör içinde hiç bitmeyen bir tartışma ve ayrı bir yazı konusu. Bu sadece Türkiye'de üretilen özgün cazın, ülke sınırları dışına çıkabilmesiyle ilgili bir mırıldanma.
Ukrayna örneği devlet destekli. Caz için bunu beklemek bize lüks ama caza yatırım yapan özel kurumlar bunu rahatlıkla gerçekleştirebilir. Aslında değerlendirilebilecek bir potansiyel varken, lokal cazın yerinde sayışına yaklaşık 20+ yıldır şahit olan biri olarak, neden böyle bir girişim bir türlü gerçekleşmiyor, samimi bir merak içindeyim. Geçmişte bazı caz kurumları tarafından yurtdışı destekleri verildi ama çoğu caza komşu bile olmayan projelere gitti. Bu söylediğim yine ezelden beri süregelen ve caz organizasyonlarının cazdan ibaret olup olmaması gerektiğine dair tartışmalara gebe. Ben her zaman caz organizasyonlarının seyirciyi cezbedip kaynak yaratabilecek caz dışı etkinliklerle desteklenebileceğini düşünen tarafta olmuşumdur ama eğer bu organizasyon caz başlığını taşıyorsa, cazın ağırlıkta olmasını da beklerim. Hele ki söz konusu yerli müzisyenlere verilen bir yurtdışı desteğiyse ve bu desteği veren bir caz organizasyonuysa, desteği alanların caz müzisyeni olmasını beklemek çok garip olmaz değil mi?
14 July 2023
Özkan Uğur müstesna bir insan ve yeteneğin ta kendisiydi
Onunla ilgili söyleyecek ne çok şeyim, ifade edecek ne çok duygum var. Bu yazıyı bir haftadır kafamda yazıyorum, başına oturup oturup kalkıyorum ama bir türlü bitiremiyorum. ‘Ardından’ yazıyor olma fikri hiç iyi gelmiyor, Levent Abi’de (Altındağ) de öyle olmuştu. Nereden başlasam, nasıl anlatsam? Bu müthiş adamın sadece var olarak müzikal hamuruma, hayatıma kattıkları kelimeye nasıl dökülür ki?
14 December 2022
Kötü melekle ilk dans
Bu yazıyı 96 yılında yazmıştım, 10 Ağustos'ta da Yeni Yüzyıl'daki sayfamda yayınlanmış. Angelo Badalamenti'nin gidişinin ardından aklıma geldi. Yazı Tim Booth (James) ve Angelo Badalamenti'nin albümü Booth & The Bad Angel'ın oluşum hikayesini anlatıyor, hikaye yani ama eğlenceli. Ben albümü hala gayet keyifle dinliyorum. Radarınıza takılmamış bir albümse, hararetle tavsiye ederim ya da belki uzun zamandır dinlememişsinizdir, dinlerken bir de kadeh kaldırısınız Badalamenti'ye.
11 November 2022
Jazz Semai: Hayatımın Fon Müziği
12 September 2022
Sakal mavi, müzikse rengarenk
Bir önceki yazım gibi bunu da 2021
yılındaki Jazzahead’de izlediğim showcase konserlerinden sonra yazmış ama
yayınlamamıştım. Ron Minis’in yeni albümü ‘Smart Phones, Stupid People’ 1 Eylül'de tüm dijital platformlarda yayınlandı, şiddetle tavsiye ederim. Yazı eski ama duygularım baki, artık onu
Türkiye’de temsil ediyor olmaksa ayrı bir heyecan.
28 August 2022
Zahmetsizce renkli ve lezzetli: Rembrandt Frerichs Trio
Aşağıdaki yazıyı 2 yıl önceki Jazzahead’den sonra yazmış ama yayınlamamıştım. Rembrandt Trio 26 Ağustos’ta Kaş Caz Festivali’nde çaldı, ben de yazıyı hatırladım 😏 Kaş'taki performanslarını izleyemediğim için üzgünüm. Hedefim 3 Aralık’ta, İstanbul’da, Borusan Sanat’ta verecekleri konser. Takipte olunuz, dinleyiniz, izleyiniz derim.
Bu arada ben üçlüyü RFT olarak tanıdım, artık kendilerini RT olarak adlandırılıyorlar. Bu minik bilgi, yazıda neden her iki ismi de kullandığımı açıklamak içindi J
25 June 2021
Zorlu PSM'de neler oluyor?
Bir önceki yazımda görüşlerine başvurduğum müzik sektörü profesyonellerinden, Zorlu Performans Sanatları Merkezi Genel Müdürü Filiz Ova'yla, sektörel görüşleri ile Zorlu PSM'nin proje ve planları üzerine mini bir söyleşi.
Fiziksel mi, dijital mi yoksa ikisi birden mi? Ve nasıl?
Yazının orijinali 25 Haziran 2021'de jazzdergisi.com da yayınlanmıştır.
Bu sene pandemi sebebiyle, 29 Nisan - 2 Mayıs tarihleri arasında ilk kez dijital olarak gerçekleştirilen, dünyanın önde gelen caz fuarı ve showcase festivali Jazzahead’den ve Türkiye’deki caz sektörüne dair düşündürdüklerinden bir önceki yazımda bahsetmiştim.
Dünyadaki pandemi sonrası konser eğilimlerinin Türkiye’deki yansımalarını görebilmek için, sektörün majör oyuncularına birkaç soru yönelttim. Fiziksel konserlerin yokluğunda hayatımıza giren dijital konserler, dünyada kalıcı olacakmış gibi görünüyor, en azından bir modül olarak çünkü herkes dijitalin canlının yerini tutamayacağı konusunda hemfikir. Peki Türkiye’de durum nedir?
23 May 2021
08 May 2021
Levent Altındağ'ın yaşgününü radyoda kutladık
9 Nisan'da aramızdan ayrılan Levent Altındağ'ın, 6 Mayıs'taki yaşgünü için hazırlamış olduğum ve Joy Jazz ile Borusan Klasik'te yayınlan programı bu link'ten dinleyebilirsiniz.
20 April 2021
Müziğiyle nefesimizi keserdi, gidişiyle nefessiz kaldık: Levent Altındağ
08 December 2019
Hayattan keyif almaya bakan mekan...
04 August 2019
Müzik eşliğinde gece sporu ve düşündürdükleri...
Yazının orijinali 4 Ağustos 2019'da jazzdergisi.com da yayınlanmıştır.
'Caz festivalinde, sadece caz çalınmalıdır'cılardan değilim. Caz dışı popüler isimlerin konserleri ile ünlü konuklu projelerin (tabii projeye ismi dışında katacak bir şeyi olduğu sürece) hem festivalin tamamına dikkat çekmek hem de, belki daha da önemlisi, yüksek bilet geliriyle organizasyonun geri kalanının finansmanına katkıda bulunmak gibi faydaları göz ardı edilemez, tabii programlama anlayışındaki denge ve seçilen pazarlama yöntemleri de önemli.
Bu sene ilk kez deneyimleyeceğim Gece Gezmesi'nin programını incelerken kendimi bunları düşünürken buluyorum.
20 May 2019
Bobby McFerrin yönetiminde bir doğaçlama ayini
1994 yılında 1. İstanbul Caz Festivali için İstanbul'a geldiğinde Bobby McFerrin'in rehberliğini yapmıştım. O birkaç gün hayatımın en unutulmazları arasında kayda geçmekle kalmadı, kariyerimin de en özel deneyimlerinden biri oldu. Havaalanında kendimi tanıttığım zaman, şefkatli bir gülümseme eşliğinde parmağıyla 'bir dakika' işareti yaptı, cebinden küçük bir not defteri çıkararak bir şeyler yazdı ve defteri bana uzattı. Kağıtta, "Ben konserlerimden önceki gün konuşmam ve sesimi dinlendiririm, o yüzden bugün sadece yazarak konuşacağım" yazıyordu. Gerçekten de bütün gün hiç üşenmeden yazdı, üstelik sadece kendi soracaklarını değil, bizim sorularımızın cevaplarını da. Ertesi gün görüştüğümüzde ise sesinden duyduğum ilk şey "Günaydın Özlem"di. Ne kadar zarif bir insan olduğunu sanırım hiç unutmayacağım.Morcheeba: Cami de yıkılmamış, mihrap da yerinde
Fotoğraflar: Cem Gültepe
20 December 2018
AASSM’de güzel şeyler oluyor
Bu sene İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi tarafından üçüncüsü düzenlenen ‘1 Festival İzmir’e Tuluğ Tırpan’ın ‘Mevlana’dan Anadolu Ozanlarına’ projesiyle katılmış ve oradayken bayılarak izlemiş olduğum Victor Wooten ve Electro Deluxe konserleriyle ilgili yazmıştım. Festival süresince kendi projemiz sebebiyle işin arka planını da deneyimleme fırsatı bulduğum ve bu tip organizasyonlarda artık mumla aradığımız samimi çabaya şahit olduğum için, üzerinden biraz zaman geçmiş olmasına rağmen, festivalin devamı ve AASSM ile ilgili tamamlayıcı bir yazı yazmak istedim.
21 November 2018
Etiketlerin ötesinde, müstesna bir müzisyen: Charles Pasi
Yazının orijinali 21 Kasım 2018'de jazzdergisi.com'da yayınlanmıştır.
Charles Pasi’yi ilk kez geçen Aralık’ta dinledim. Abim Spotify’da keşfetmiş, hemen bana dinletti. Bizi heyecanlandıran müzikleri birbirimizle paylaşmayı pek severiz, hatta bazen ‘bi sen, bi ben oyunu bile oynarız’. Bu arada, ilk müzik tedrisatımı aldığım yer abimin odasıdır, bana hala yeni müzikler dinletmeyi başarıyor ya bravo, boynuz henüz kulağı geçemedi.
20 November 2018
İyi müzik yapmak işin bir bölümü...
Yazının orijinali 20 Kasım 2018'de jazzdergisi.com'da yayınlanmıştır.
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nin bu sene üçüncü kez düzenlediği ‘1 Festival İzmir’ son gününde. Tüm konserlerinin biletleri tükenen festival, Fransız funk, caz, soul grubu Electro Deluxe ile kapanıyor.













